Eski Eser Bir Evde Yaşamak   Leave a comment

Üzerinde çalıştığım bir çok yapıda, iş devam ederken kendime sürekli tekrar ettiğim bir kuralım var.

Eski eserlerde binayı insanlar şekillendirmemeli, binalar insanların yaşamlarını şekillendirmelidir.

Yalı Merdiveni

Yalı Merdiveni

 

Çürüksulu Yalısı

Çürüksulu Yalısı

 

Bu sadece korumacı bir yaklaşımdan kaynaklanmıyor. Tarihi yapıların kendi plan özellikleri bence bugün alıştığımız evlerden daha iyi bir yaşam sunuyorlar. Örneğin geleneksel Türk Evi’nde ya sofa ya da hayat mutlaka vardır. Merdivenler sofaya açılır. Sofadan odalara girilir. Bugün biz koridorlu bir hayat sürüyoruz ama o zaman sofalı ve merdivenli bir hayat vardı. Koridorlu yatay yaşam yerine, merdivenli düşey bir yaşam ve herkesin toplandığı sofalar vardı. Merdiven, sofalar, pencere önünde oturma düzeni, taşlık, cumba, kafesler gibi farklı işlevler bu evlerin içindeki yaşam tarzını oluşturan, değiştiren, insanları şekillendiren özellikler.

Cornucopia Magazine

Cornucopia Magazine

 

Pembe Yalı

Pembe Yalı

 

Pencere Kenarına Sandalye Çekilir

Pencere Kenarına Sandalye Çekilir

 

Bu kültür varlıkları sadece dış cephe kaplamasından ibaret değiller, aslında başka türlü bir yaşam kurgusunu günümüze getirdiler. Belki bu kurguyu terk etmesek daha iyi yaşayacaktık. Bölgesel özelliklerde, tipolojilerde bunu daha net görebiliriz. Sıcak iklimlerin evleri, soğuk iklimlerin evleri, yağmurlu iklimlerin evleri farklı ve çevrelerine uyumlu özellikler taşıyorlar. Zengin evleri ile sıradan insanların evleri de birbirinden farklı. Yan yana mahallelerin bile farklı plan şemaları olabiliyor.

Bu Ev Nasıl Olacak

Bu Ev Nasıl Olacak

 

Sofa

Sofa

 

Yapıları yeniden kullanıma hazırlarken özgün detaylarını, şemalarını olabildiğince korumaya çalışıyoruz. Bazen ince bir detay bizim ancak yıllar sonra farkına varabileceğimiz bir soruna çözüm olabiliyor. Yapım sistemi de böyle, ahşabın sık ama küçük ölçülü taşıyıcı özelliği binaların duvarlarının ince, yükünün hafif, penceresinin bol olmasının sağlıyor. Betonarmenin hantal kolonları, her yerden sarkan kirişleri ahşap mimariyi terk ettiğimiz günden beri bize sağlamlık vaat ediyor, ancak kendisi için kurgulanmış binalarda estetiğini bulabiliyor.

Taşıyıcı Ahşap Olursa

Taşıyıcı Ahşap Olursa

İnternette bunca görselin serbestçe paylaşıldığı günümüzde bile bir konağın içine ait fotoğraf bulmak kolay olmuyor. İçini hayal etmek de öyle. Yenileme sonrası bir evi kurgularken iç mekanlar da kurgulanmalı. İç mekanların modası giysiler gibi yıllar içinde değişiyor. İç mekan modasının tarihi bir binaya uygunluğu zor bir konu.

Vogue'un Bakış Açısı İle  İstanbul

Vogue’un Bakış Açısı İle İstanbul

 

Yalı ve konak gibi büyük ölçekli yapılarda bir saray ya da klasik mobilya beklentisi var. Orta ölçekli yapılardan ise beklenti dekorasyon yayınları ile karşılaştırılıyor. İşte bu aşama biraz karışık. Bina özgün durumuna göre onarıldığında bunun sonucunda özgün tavanları, kaplamaları ve kapıları korunuyor.

Böyleydi

Böyleydi

 

Böyle  Oldu

Böyle Oldu

 

Oysa iç mekan onu çevreleyen parçalar ile bir bütün. Mobilya, perde, kaplama seçimleri evde yaşayacak kişilere ait olmalı. Ne yazık ki her türlü medya ortamında bu konuda çok az örnek var.  Duvarları kalemişi ile bezenmiş bir konak çok “klasik” algılanırken, bu kalemişlerini yerinde koruyarak da başka bir algı yaratmak mümkün.

Şerifler Yalısı

Şerifler Yalısı

 

Sadullah Paşa Yalısı Sofa

Sadullah Paşa Yalısı Sofa

 

İnce duvar ve tavan bezemeleri çok renkli olduklarında ya da tek renkli olduklarında etkileri çok farklı.

Üsküdar'da Bir Konak

Üsküdar’da Bir Konak

 

Kalemişleri Korununca

Kalemişleri Korununca

 

Günümüze kadar yaşamayı başarmış bir eski eser kendi kimliğini yaratan birçok özellik taşıyor. Bunları değiştirmeden önce bize verdiklerine bakmalı, biraz alışmaya çalışmalı, sonra içini doldurmalıyız.

Restorasyondan Önce

Restorasyondan Önce

 

Korunmuş Sac Tavan

Korunmuş Sac Tavan

 

Sade ama şık bir ev için çözüm açık renk tonları, az desen kullanmak. Desenler ve renkler ise daha iddialı mekanların vazgeçilmezleri.

Korunmuş Tavan

Korunmuş Tavan

Şeffaf Oda

Şeffaf Oda

 

Seda Akçer Öztek
Y. Mimar

Öztek Mimarlık

İstanbul’un En Süslü Köşkü   Leave a comment

oztekmimarlik.com

 

Üsküdar Bağlarbaşı’ndan Beylerbeyi’ne inen yol üzerinde, yüksek duvarlar arkasına saklanmış bu köşk ilk gözüme takıldığından beri çok ilgimi çekiyor. Yoldan görülen heybetli saçakları ve kalemişi bezemelerinin küçük bir bölümü yapının kendisinin ne kadar zengin olduğunun satırbaşı sanki.

oztekmimarlik.com

 

Maalesef içeri girip yapıyı kendi gözümle inceleme şansım hiç olmadı ama internette bu şansı yakalamış kişilerin paylaştığı görselleri bulabildim.

oztekmimarlik.com

Okuduğum metinler, Afife Batur’un İstanbul Ansiklopedisi’ndeki maddesi, Sinan Genim’in proje mimarı olarak açıklamaları ve çeşitli görsellerden anladığım kadarı ile köşk Osmanlı Ahşap Sivil Mimarisi’nin en üst düzeye ulaşmış örneklerinden biri.

oztekmimarlik.com

Ahşap mimarinin malzemenin doğasından gelen oranları küçük evlerden, değerli yalılara kadar yüzyıllar boyunca müthiş bir çeşitlemeye ulaşmıştır. Bu yapıda geniş saçaklar, giriş düzenlemesi, cephe oranlarında herşeyin yerine oturmuş bir hali var. Cephedeki kalemişleri binaya görmeye alışkın olmadığımız bir hava katıyor.Binaya, ahşap bir binada olabilecek her türlü süsleme eklenmiş sanki.

oztekmimarlik.com

Mimarı konusunda Vallury’nin adı geçiyor ama kesin olmadığı da yazılmış. Abdülmecid Efendi Köşkü adı ile anılmasına rağmen binayı yaptıran Mısır Hidivi İsmâil Paşa olduğu konusunda herkes hemfikir. Yapım tarihinin olarak 1880-1895 arası olduğu tahmin ediliyor.
Detaylı mimari özelliklerini merak ederseniz aşağıdaki bağlantılarda bulabilirsiniz.

oztekmimarlik.com

“Bir katı yaklaşık 600 m² büyüklükte olan köşk üç katlıdır. Büyük bir eyvan ile girilen zemin kat oldukça ihtişamlıdır. Giriş kapısı zemini çini kaplı büyük bir sofaya açılır, burada bulunan havuz daha sonraları sökülerek başka bir yere nakledilmiştir.”

oztekmimarlik.com

“Köşkün en sofistike sanat yapıtı ise birinci kat merdiven holünde duvara fresk tekniğinde yapılmış olan “Aşk Çeşmesi” adlı tablodur. Tanınmış ressam Avni Lifij’in yapıtı olan resim, Fransız Sembolist Ekolü’nün esinlerini yansıtan önemli bir yapıttır.”

“Osmanlı mimarlığında pek de karşılaşılmayan dış cephe bezemesi, cephe yüzeyini geometrik olarak bölümleyen dikdörtgenlerden oluşan ve pencere ölçülerini esas alan modüler bir çerçeveleme içinde uygulanmıştır.”

oztekmimarlik.com

oztekmimarlik.com

oztekmimarlik.com

oztekmimarlik.com

oztekmimarlik.com

oztekmimarlik.com

Seda Akçer Öztek
Y. Mimar

Öztek Mimarlık

 

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=10051

http://www.khev.org.tr/koru.html

http://www.envanter.gov.tr/anit/smo/detay/49550

http://www.sinangenim.com/tr/projects.asp?ID=4&Y=1985&PID=84&do=detail

http://v2.arkiv.com.tr/p1398-baglarbasi-abdulmecid-efendi-kosku-restorasyon-ve-duzenlemesi.html

Boğaziçi’nde Ahşap Yalı Restorasyonu   Leave a comment

restoret1

Bu yazıda proje başlangıcından itibaren bir restorasyon çalışmamızın güncesini aktaracağım.

Boğaziçi sahilinde bulunan bir yalının mal sahiplerinin talebi üzerine projelerini hazırladık. Yapı kayıtlarda ahşap olarak geçen ama dış cephesi sıvandığı için tüm cephe özelliklerini kaybetmiş durumdaydı. İç mekanların ve tavanların bazıları özgün durumunu korumuş ama binaya yer yer betonarme ekler yapılmıştı. Bina bir tür restütüsyon bulmacası halindeydi.

Rölöve aşamasında aynı anda resmi belgeler için de başvuru yapıldı ve çap, röperli kroki, inşaat istikamet gibi birçok belge ilgili kurumlardan talep edildi. Mevcut durumun tespitinde bir haritacılık firması ile anlaşarak çeşitli noktaların koordinatlarını aldık. Yapının genelini geleneksel şerit metre ile ölçmeyi tercih ettik. Bu yöntemi tercih etmemizin nedeni birebir ölçtüğümüz zaman binaya ve projeye tam anlamıyla hakim olmamız. Bir eski eser projesi şahsi fikrimce sadece ölçüden ibaret değil, projelendirme için bazı noktaları yorumlamak da gerekiyor. Proje binanın tüm niteliklerini yansıtacak şekilde soyutlamalar da içermelidir.

Rölöve projesi aşağıdaki şekilde hazırlandı.
Vaziyet planı 1/200, 1/500
Planlar 1/50
Kesitler 1/50
Cepheler 1/50
Tavan planları 1/50
Sistem detayı 1/20
Detaylar 1/10-1/1 (kapılar, pencereler, giriş kapıları, tavan profilleri, özgün balkon elemanları)
Analitik rölöve 1/100 (hasar tespiti, renkli) (tarihsel ve malzeme analizi)
Kalemişi tespit dosyası
Fotoğraf dosyası
Rölöve raporu
Tarihsel rapor

analitik rölöve

Yapı Boğaziçi öngörünüm bölgesinde olduğu için ilgili belediyesi Boğaziçi İmar Müdürlüğü’dür. BİM yeni bir uygulaması işlemlerin oldukça uzun sürmesine neden olmaktadır. Projenin her aşaması Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından denetlenip onaylandıktan sonra 3 numaralı kurula iletilmektedir. Bu durumda önce rölöve analiz edildi ve kurula sunuldu. Bina sıvalı olduğu için rölöve projesi ile birlikte Sıva Söküm İzni talep edildi.
Yapının Boğaziçi İmar Müdürlüğü ve kurul raportörleri tarafından çeşitli kontrollerinden sonra rölöve kurulda görüşüldü ve onaylandı. Ayrıca bölgesel sıva sökümü ve bunun için geçici iskele izni alındı.

Bu izinlerle alınan diğer izinlerden sonra iskele kurularak yapının çeşitli cephelerinde sıva sökümü yapıldı. Sıva sökümü ile tespit edilmesi gerekenler: cephe kaplaması ve bezemeler, çıkma altları, çıkma payandaları, saçaklar ve özgün kotlar ortaya çıkarıldı.Sıva sökümü yapılırken poyraz cephesinin kaplamalarının tamamen çürümüş olduğu görüldü ve kaplamaların altındaki konstrüksiyon da ortaya çıkarıldı.
Sonuçta ortaya çıkan ahşap kirişlemelerden, tuğla duvarlardan ve betonarme kirişlerden oluşan bir çorbaydı.




Binanın sıva sökümü ile ortaya çıkan değişiklikler doğrultusunda tekrar rölövesi hazırlandı ve kurula, Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ ne sunuldu. Bu proje restitüsyon için baz alınacak proje olarak değerlendirildi.
Yeni çıkan veriler doğrultusunda restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlandı. Yapı 1950’li yıllarda sadece sıvanmamış, özgün ahşap yapının bir bölümü yok edilerek betonarmeye dönüştürülmüştü.
Plandan alınmış bölümde taralı alanlar betonarme yapım sistemi ve tuğla duvarlı bölümleri göstermektedir.

Bu alanların plan restitüsyonu için tavan planlarından ve çeşitli yalı tipolojilerinden faydalanıldı. Yazılı kaynaklardan alınan bilgilere göre plan şeması analiz edildi.
Birçok analiz yapılarak rapor haline getirildi. Çeşitli arşivlerde yapının özgün fotoğrafları arandı , yazılı kaynaklar tarandı.
Restitüsyon ve Restorasyon Projeleri konunun uzmanı Danışmanlar tarafından hazırlanan raporlar ile de desteklendi. Tarihsel araştırma va statik durum hakkında uzman görüşleri alınarak raporlar hazırlandı.

Planların Analiz Şemaları: 


Bu aşamada Boğaziçi’nin zemin problemi ile tanıştık. Yüksek tonajlı gemiler Boğaz’dan geçiş yaparken yarattıkları vibrasyon nedeni ile kaya zeminin üstündeki dolgu zeminin boşalmasına neden olmakta. Boğaziçi kıyılarındaki eski yeni neredeyse tüm binaların altı boş. Tesadüf eseri bölgede bulunan bir yapıda da (betonarme apartman) tadilat başladı, çevresi kazıldığında binanın temellerinin su aldığını gördük. Neredeyse binanın oturduğu zeminde dolgu kalmamıştı.

Öncelikle zemin etüdü yapıldı, çıkan sonuçlar ve yukarıda yazdığım nedenlerle zemin güçlendirme için alternatif olarak mikro kazık ya da fore kazık uygulaması değerlendirildi. Fore kazık yapı yol kotunun 8 m altında olduğu için uygulama açısından zorluk çıkarıyordu. Uygulamacılar denizden de çalışma yapılabileceğini söylese de maliyetler çok yüksek çıktı. Böyle bir yapıda, çevresinde ve içinde kullanmak üzere daha küçük makinalar ile çalışılabilecek bir çözüm gerekiyordu.
Zemindeki problem nedeni ile restorasyondan önce zemin güçlendirme çalışması yapılmasına karar verildi. Bu amaçla Kurula ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne başvurularak Zemin Güçlendirme Ruhsatı alındı.

Sonuçta rıhtımı taşıtmak için 3 sıra sık mikro kazık çakıldı, arkasına da 2 sıra delik delindi. Birinci sıraya kimyasal enjeksiyon yapılarak deniz suyunun bina temellerine ulaşması engellendi, ikinci sıraya beton enjeksiyonu yapıldı. Bu şekilde rıhtım boyunca bir geçirimsizlik perdesi oluşturularak bina temellerine ve altındaki zemine deniz suyu gelmemesi sağlandı. Ayrıca boşalmış dolgu zemin beton ile dolduruldu.

Daha sonra parselin tümüne çakılan kazıklar ve yapılan betonarme kirişler ile tüm yapı zemini birbirine bağlandı.
Zemin çalışmaları sırasında zemin kotunun altında birçok kiriş ve sağlamlaştırma çabasına (geçen 50 yıl içinde yapılmış) da rastlandı. Mevcut taş temeller korundu, taş temellerin çevresine yapılan destekler de zemindeki kirişlemeye bağlandı.
İnşaat başlamadan önce zemin etüdü yapılarak sağlam zemin tespit edilmişti.
Zemin güçlendirme projesinin genel mantığı kazıklarla sağlam zemine ulaşmak ve tutunmak, yeraltında yaratılacak bir set ile deniz suyunun parsel sınırlarına girişini kesmek (bir nevi havuz gibi) ve boşalmış zemini doldurmak üzerine kuruluydu. Deniz suyunun giriş çıkışı kesilmediği sürece dolgu zemini tutulamıyor ve binanın altı sürekli boşalıyordu.

Zemin güçlendirme rıhtım boyunca mevcut kazıkların sağlamlaştırılması, desteklenmesi ile başlayacaktı. Ancak bu kazıklar işimize yaramadı. Rıhtımdan itibaren planlanan 5 sıra mikro kazık çakıldı ve bunların üzerine bağ kirişleri dökülerek eski ve yeni kazıklar
bağlandı. İlk sıra mikro kazıkların (deniz tarafı) arasına kimyasal enjekte edilerek deniz suyu kesildi. Arkasına beton enjeksiyonu yapılarak boşalmış zemin dolduruldu. Daha sonra binanın içine/altına ve çevresine de mikro kazıklar çakıldı ve tüm kazıklar birbirine bağlandı.

Tabii mikro-kazık derken bunların içine 32lik inşaat demiri yerleştirilip beton enjeksiyonu yapılarak bir tür betonarme kolon olarak kullanıldıklarını söylemeliyim.
Restitüsyon ve restorasyon projeleri Kurul ve Belediye tarafından onaylandıktan sonra mekanik, statik, elektrik projeleri
hazırlandı.
Statik proje ahşap yapının korunacağı şeklinde hesaplandı ve hazırlandı. (Resimler statik projeden alıntıdır, sadece modelleme olarak kullanılmıştır)

Tüm projelerle birlikte İSKİ ve İtfaiye onayları alındıktan sonra İnşaat Ruhsatı çıkartıldı.

Projeler içinde 1/1 ölçek dahil olmak üzere yapısal elemanların çizimleri yapılmıştı. Özellikle rölövede yokolmuş birçok detay mevcut izlerden ve önceki tecrübelerimizden faydalanılarak hazırlandı. Uygulama tam olarak başlamadan önce ana yapısal elemanların ve bazı noktaların imalat detayları hazırlandı. Bunu aynı zamanda ahşap yüklenicileri fiyat teklifi verebilmek için de talep ettiler.


Uygulama detaylarını hazırlarken yerinde en iyi korunmuş elemanlardan faydalandık. Hatta bazıları sökülüp boyası temizlendi ve kesit alındı.

Boya ve macun katmanları yüzünden profiller oldukça bozulmuş olduğu halde restorasyon projesi için hazırladığımız detaylarda az bir hata yaptığımızı gördük. Elimizdeki temizlenmiş örneklerle tüm detayları imalat detaylarına göre yeniledik.

Zemin işleri sırasında bulunmuş özgün, meşe kazık, yerinde korundu.

Bu süreç sırasında diğer taraftan keşif metrajlar hazırlandı, teklifler alındı ve yükleniciler belirlendi. Ahşap yapı imlatı yüklenicisi, ahşap temini yüklenicisi, elektrik yüklenicisi, mekanik yüklenicisi ve genel inşaat ekibi belirlendi.
Ahşap temini kolay olmadı. Uygun boyutlarda, doğru kurutulmuş ve yeterli miktarda keresteyi piyasada bulmak kolay değil. Maliyetleri malsahibine açıklamak da pek zor. Ya da ürünleri birkaç tedarikçide buluyorsunuz ama herşeyi bir yerden almak gerekiyor.

Ana taşıyıcılar için meşe talep ettik.  Sonuçta lamine kereste kullanılmasına karar verildi. Bu arada mevcut sağlam elemanların yerinde korunduğunu eklemeliyim. Ancak dış cephe taşıyıcı sistem ağaçlarından kullanılabilir fazla bir eleman çıkmadı. Bu nedenle ana dikmelerde lamine meşe kullanıldı. Yerinde çıkan taşıyıcı elemanlar silinerek ara taşıyıcılar haline getirildi. Diğer konstrüktif elemanlar Glulam-Ladinden, doğramalar vb Yenice çamından, dış cephe kaplaması vb amerikan sarıçam thermowood dan imal edidi.


Zemin güçlendirme çalışması sırasında yapının hafifletilmesi ve askıya alınması gerekiyordu. Bu nedenle sıva sökümü yapıldı, kiremitler toplandı. Bazı alanlarda taşıyıcı sistemin tamamen işlevini yitirdiği görüldü.
Zemin katta 30 yıl kadar önce pencere kapatılırken yerine yapılmış beton dolgu görülüyor. Bu arada çevresindeki ahşap taşıyıcı kaldırılmış ve tuğla duvar yapılmış. Altında konstrüksiyon başlangıç yastığı ve taş temel duvarı yerine betonarme bir kiriş var. Eski malsahiplerinin ifadesine göre 1950lerde yapılmış. Yanında özgün tuğla baca görünüyor.
Deniz cephesinde özgün kaplamalar görünüyor.


Bu aşamada üst katların yastıklarından, ya da kiriş altlarından kat döşemeleri askıya alındı. Yeni görünümlü keresteler bu geçici askıya ait.  Detayda çürümüş birinci kat döşeme kirişlerinin yanına konmuş geçici kirişleri ve diğer karmaşık askı keresteleri görünüyor.


Kapıların Restorasyonu


Yalıda inşaat hazırlıkları yapılırken ahşap yüklenicisi işe başladı. Önce boyası sökülmüş kapılar atelyeye taşındı. Serenler sökülerek kapılar temizlendi, onarıldı ve düzeltildi. Bir-iki kanat dışında hepsi kullanılabilir durumdaydı ve yenilendi.

Serenler sökülmüş, göbekler çıkarılmış. Hepsi zımparalanıp temizleniyor ve parça eksikleri tamamlanıyor. Her eleman emprenye edildi ve astar boyaları sürüldü. Bu fotoğraf ve detayda profil ve göbeklerin geçme detayı görünüyor.

Serenin yandan görünüş ve kanat göbekleri.


Yalıda sıva sökümü, boya sökümü ve askılıma devam ediyor. Tüm ahşap tavanlar yerinde korunacağı için boya sökümü yapıldı. Boya sökümünde kimyasal değil fiziksel bir yöntem kullanıyoruz. Boya söken ısı tabancaları ile boya kalkıyor, daha sonra kolaylıkla soyuluyor. Burada spatula kazıma için değil temizlemek için kullanılmakta.

Bina giriş kapısının boyası sökülmüş durumunda özgün kerestesi görünüyor

Bağdadi
Bağdadi sıvası sökülmüş duvarlar; Askılıma yapabilmek için kısa bir süre sonra bağdadi çıtalarının da bir kısmı sökülecek. Bir duvarı en az bir yönden açarak konstrüksiyonun durumunu kontrol etmek ve bakımını yapmak zorundayız.

Bağdadi çıtaların, ahşap yapılarda sadece sıva tutucu-sıva teli olarak kullanılmadığını gözlemledik. Aynı zamanda yanal yüklere karşı sabitleyici özellik de taşıyorlar. Bu nedenle statik olarak sorunlu olan çıkmalarda sıvaları binayı sağlama aldıktan sonra söktük. Kemerli pencereli duvar bu nedenle sıvalı bırakılmış.

Bina taşıyıcı anlamda desteklendikten sonra aynı mekanın sıvalarının tamamen sökülmüş durumu. Tavan boyaları da tamamen temizlenmiş.

Eski mal sahibinin bu tavanın bezli olduğu ile ilgili anlattıklarına karşın bez kalıntısı bulamadık.
Bez germe, kalem işi olsun olmasın bazı tavalara yapılabiliyor. Normalde sade bir tavanda kaplama birleşme noktalarına çıta çakılır. Ama çıtalarla desen verilmiş bir tavanda ne yapılırsa yapılsın zamanla ahşap tavan kaplamalarının birleşme noktalarında boya çatlaması olur ve kaplamalar belirgin hale gelir. Bu nedenle için bazı tavanlara bez gerildiğini biliyoruz. Özellikle bu şekilde desenli çıtalama yapılmış bir tavanda boyanın bez üzerine yapılmış olması büyük olasılık.

Bu fotoğrafta bağdadi çıtalarının yanında pencere doğramalarının ne kadar değiştirildiği de görünebilir.

Bu fotoğrafta sıvaları sökülmüş bir duvarın iki yüzü görülüyor.

Solda ahşap dikme, önde duvarın ön yüzü, arkada ise diğer oda duvarının iç yüzü. Bu yüzde kullanılmış kereste başka bir yerden alınmış, boyalı bir kaplama. Bağdadi çıtası olarak binanın eski elemanlarının kullanıldığına şıkça rastlamışızdır. Burada önde bağdadi sıvası sökülmüş bir yüzey, arkada ise bağdadi sıvası kısmen sökülmüş arka duvar görülüyor. Bu duvarın ahşap çıtalarının yapının eski kaplamalarından yapıldığı boyası ve renginden belli. Aynı zamanda sıva ile çıta birleşimi de görülebilir.

Restitüsyon Projesi ve Keşfedilen İzlerin Karşılaştırılması


Sıva sökümlerinden sonra kaldırılması gereken ekleri ve muhdes alanların bazıları da temizlendi. Normalde restorasyonda dönem ekleri nitelikli ise yerinde korunur ancak biz bazı dönem eklerini ekleri aşağıda anlatacağım nedenlerden dolayı kaldırdık.

Bunun yanında bina soyuldukça restitüsyon projesinde önerdiğimiz değişikliklerin doğru olduğunu gördük.
Ekler ve değişikliklerle ilgili olarak en büyük müdahale binanın arkasındaki betonarme bölüm. Bu bölüm yapılırken binanın her katı iki daire olarak kullanılacak şekilde ahşap yapıda da değişiklik yapılmış ve ana merdivenden hiçbir iz kalmamış.

Restitüsyonda projesinde sofaları bölen duvarlar kaldırılmıştı. Duvarlar uygunsuz olduğu tavan planlarından bile belli oluyordu.

Mevcut devam etmesi gereken çıtaların duvarların üstünde kaybolduğu görülüyor.
Sofaların her katta birbirinin devamı şeklinde iki adet olarak yerleştirildiğine, bu sofaların bir geçit ile birbirlerine bağlandıklarına eldeki izlerden faydalanarak karar vermiştik.
Sofalar tavan planlarında görüleceği gibi sonradan bölünmüş, bu nedenle oda kapılarının bazılarının yeri değiştirilmiş. Ortada yüklük benzeri bir mekan var. Bu plan şeması oldukça yabancı ama tavan planlarından şemanın doğru olduğu görünüyor.

Bu fotoğrafta duvarlar ve diğer ekler kaldırılınca ortaya çıkan tavan görünüyor.
Restitüsyon projesinde çizilmiş tavan şeması tamamen doğru çıktı. Ve restitüsyon projesinde önerdiğimiz kapıların izleri de ortaya çıktı.
Bu fotoğrafta baş odaya açılan ikinci kapının odadan ve sofadan izi görülüyor. Kapı kaldırılarak yerine bağdadi örülmüş.

Restitüsyon plan şemasının hazırlanışı.
Boğaziçi Sahilhaneleri kitabındaki Harem-Selamlık ilişkisi hakkındaki tarif bize şema hakkında bir ipucu verdi. Mekanların kullanımını kurguladık. Bu da eksik kapıları gösterdi. Sofalardaki duvarları kaldırınca bazı kapılar ve mekan kurguları ortaya çıktı. Binayı birebir ölçerken içinde birçok iz bulundu. 2. kat tavanındaki bir parça bize betonarme yapılarak bozulan bölümün şeması hakkında bir ipucu verdi. Bu şekilde sözlü anlatımlar, binadaki korunmuş izler ve tipolojik örnekler bizim restitüsyon planını hazırlamamıza yardımcı oldu.


Sıva sökümlerinden sonra duvarların en az bir tarafı açılarak konstrüksiyon ortaya çıkarıldı. Her durumda ağaçların sağlamlık derecesine bakılması ve ilaçlanması için duvarların açılması gerekiyor. Konstrüksiyon onarımı -kaba inşaat aşaması ahşap yapı restorasyonunda en ağır ilerleyen aşama. Çürük taşıyıcıların değiştirilmesi, başlık imalatları, konstrüksiyonun tekrar kurulması, mevcut korunan elemanların doğru düzleme getirilmesi, ilaçlama derken bu aşamada onarım tekrar yapımdan çok daha zorlu bir süreç oluşturuyor.

Bu fotoğrafta duvar yüzleri açılmış. Çalışma yapılan duvarda sol parça özgün. Çapraz destekler ve ahşap yataylar binanın özgün konstrüksiyonu ile uyumlu. Sağdaki duvarın konstrüksiyonu ise daha niteliksiz. Çünkü burası aslında önceki bölümde bahsettiğim eskiden kapı boşluğu olan bir alana sonradan yapılmış bir konstrüksiyon; çapraz elemanlar yok, yatay elemanlar olması gerektiği gibi lento kotunda değil.


Yerinden sökülmüş bir ana ve ara dikmenin temizlenmesi sırasında; Önce ahşaplardaki çiviler sökülüp temizleniyor. Dikmenin dibinde çürümüş bir alan var. Özgün ana dikmeler genelde iyi silinmemiştir. Tam boyutlandırılmaz ya da şekillendirilmezler. Bu yapının ana dikmeleri diğer birçoklarında rastladığımız gibi meşe. Ara dikmeler ise çam. Bu fotoğrafta ikisi de özgün olduğu halde meşe ana dikmenin tam boyutlandırılmamış, ara dikmeler ise tam boyutlandırılmış olduğu görülebiliyor. (Şekil olarak biçimsiz ya da dikdörtgen kesitli anlamında)

Yalıda özellikle dış duvarların sıvanarak boğulması hem kaplamanın hem de konstrüksiyonun büyük ölçüde kullanılamaz hale gelmesine neden olmuş. Taşıyıcılar açılınca, büyük ölçüde yenilenmeleri gerektiği ortaya çıktı. Bu nedenle yenilemeden önce taşıyıcı sistemin de rölövesi alındı ve yenileme projesi hazırlandı. Kotlar ve ölçüler belirlendi.
Bu fotoğraflarda aşama aşama sıva sökümü ve konstrüksiyona yapılan müdahale görülüyor: Balkon ile pencereler arasında ortaya çıkmış alan baca arkası. Tuğla baca söküldükten sonra altından yer yer kaplamasız alanlar çıktı.


Özgün cephe kaplaması…

Önde görünen alan sıvanmamış, devamındaki siyah alan ise sıva altından çıkan kaplama. Büyük olasılıkla sıvamadan önce ahşap cepheye petrol bazlı bir yalıtım sürülmüş. Kaplamanın üzerinde sıva için çakılmış çıtalar var. Özgün ahşap cephe kaplaması ne yazık ki beklediğimizden daha az nitelikli çıktı. Biz geçme detayında daha çok profil olmasını, kaplamaların da daha yüksek olmalarının bekliyorduk.

Daha önce yazdığım gibi en başta yapı askıya alındı. Askılamanın 2 nedeni var, birincisi binanın yıkılmasını önlemek:


Konstrüksiyonun çoğunun bozularak yok olduğu alanlarda sıvaların ve bağdadinin sökülmesi hiç taşıyıcı kalmamasına neden oldu.

Askılamanın diğer nedeni ise çalışma imkanı yaratmak. Söküm ancak o kattaki yük alındıktan sonra yapılabiliyor. Her katı söküm ve imalat başlamadan önce askıya aldık. Kaldırma işini kamyon krikosu ile yaptık.


Aşağıdaki şemada bu mantığı basit bir şekilde anlatmaya çalıştım. Kırmızı katta çalışmak için turuncu kattan itibaren yük başka taşıyıcılar aracılığı ile zemine aktarılır. Böylece kırmızı katta gerekiği şekilde söküm, onarım ve çalışma yapılabilir.

Askılamada döşemeler ve duvarlar ayrı çalışıldı. Duvarların askılanması için dikmelerin her iki yanından kirişler mengenelerle (işkence) sıkıştırıldı. Genel askılama mantığı dikine taşıyıcı sistemin kat yastıklarının daha üst bir kotundan tutularak yüklerinin dışarı alınması ve bu yükün zemine aktarılması üzerine kurulu. Ahşap taşıyıcı sistemin kendi kurgusu, iskelet sistem olması nedeniyle askılamaya çok müsait.

Bozulmalar:

Kirişin üzerinde bol miktarda kurt deliği görülüyor. Ağacın bünyesine yerleşmiş kurtları temizlemenin en iyi yolu daldırma emprenye tekniğidir. Ağacı emrenye tankına daldırdığımızda deliklerin içindeki kurtları dışarı çıkararak ya da içeride yokedilebiliyoruz.

Aynı alanın yakından görünüşü; ağaç bozularak iyice kumlaşmış. Böyle bir alanı kurtarmızın imkanı yok. Bu bozulmanın sonuna kadar gidip temizlememiz gerekir.


Bu da ana dikmelerdeki bozulmaya bir örnek. Hem çürüme var hem de kurt delikleri. Ağacın kullanılabilmesi için tüm çürümeyi temizlememiz, temizledikten sonra da ilaçlamamız gerekiyor.

Konstrüksiyon Onarımı
Bir katın üstündeki yük alındıktan yani askılandıktan sonra imalata başlıyoruz. İmalat sırasını; önce söküm, daha sonra kat yastıklarının yerleştirilmesi, atölyede önceden başlıkları ile hazırlanmış ana dikmelerin yerleştirilmesi, sıra ile çaprazların, yatay bağlantıların ve ara dikmelerin kurulması şeklinde sıralayabilirim.

Konstrüksiyon kurulumunda ve onarımında demirciye yaptırdığımız geleneksel dövme çiviler, normal çivi, vida ve deniz tutkalı kullanılıyor. Ahşap elemenlar arasında çeşitli geçme detayları kullanılıyor. Duvarın ana taşıyıcıları tamamlanınca üzerine ahşap yastık yerleştiriliyor, araları ara taşıyıcılarla dolduruluyor ve bu şekilde yük tekrar duvarın üstüne oturtulabilir hale geliyor.

Duvar konstrüksiyonu kurulumu sırasında, tavan kaplamaları yerinde korunurken tavan köşe profillerini sökmek zorunda kaldık. Bu şekilde aynı zamanda döşeme kirişlerini de yerinde koruduk. Yenilenmeyen döşemelerde kirişlerin arasına destek kirişleri ve ara kirişler ekliyoruz. Ara kirişler hem taşıyıcı sistemi desteklemek için gerekli hem de herkesin bildiği döşeme gıcırtısını engellemek için yapılıyor.

Ahşap taşıyıcı sistem yatay, dikey ve çapraz elemanlardan oluşur. Bunlar da ara ve ana elamanlar olarak iki grupturlar.

Ana taşıyıcılar genelde kare kesitli, ara elamanlar ise bunların yarı kesitli boyutlarındadır.

Elemanlar arasında geçiş elemanları olabilir (başlıklar gibi) ayrıca elemanlar arasında çeşitli geçme detayları olabilir. Kullanılan elemanların ve detayların niteliği genelde yapının niteliği ile doğrudan orantılıdır. Büyük metrajlı, yüksek konak ve yalılarda daha çok detay bulunurken, sokak arasında bulunan sivil mimarlık örneklerinde hem detaylar hem de kesitler basitleşir. Ahşap konstrüksiyona başlangıç için S.H. Eldem’in Yapı kitabından faydalanabilirsiniz.

Duvarlar
Yukarıdaki çizim yalının zemin kat deniz cephesi konstrüksiyon restorasyonu için hazırlandı. Çizimin altında aynı alanın planı da var. Kagir temel-duvarı üzerine yatırılmış ahşap yastığın üzerinde ahşap dikmeler yükselir. Açık mavi alanlar pencere boşluklarıdır. Önce ana dikmeler sonra yastıklar ve çaprazlar kurulur. Pencere boşlukları ayarlandıktan sonra ara dikmeler ve ara yataylarla duvar tamamlanır.

Ahşap Başlıklar


Taşıyıcı sistemde ahşap başlıklar, yükün ahşap yastıklardan dikmelere aktarılmasını sağlar. Üniversite dönemindeki statik derslerinden hatırladığım kadarı ile de şekilleri bu yük dağılımının şekli ile benzer.

Yerinden çıkarılmış özgün ahşap başlık ve ana dikmelerin her iki yüzü. Bu fotoğraflarda dikme ve başlıktaki geçme detayını görebilirsiniz. Ayrıca başlık ve dikmeyi birleştirmek için dövme çivi kullanılmış.

Dikme ve başlığın geçme detayına ait şematik çizim.

Nitelikli binaların genelinde her ana dikmenin üzerinde bir ahşap yastık bulunur.
Yukarıdaki çizim ve fotoğraflar normal bir dikmeye ait.
Duvar köşelerinde ise detay değişerek, başlık her iki yöne de hizmet edecek şekilde kullanılır. Aşağıdaki fotoğrafta binanın bir köşesinin detayı görülüyor. Yukarıdan başlayarak; döşeme kirişleri, ahşap yastık, başlık, dikme, ve ara elamanlar.

Buradaki ise yeni imal edilmiş bir köşe-yastık. Köşedeki kertilmiş alan dikmenin geçme boşluğu. Yenilenmiş duvarda konstrüksiyon köşe detayı.


Yeniden kurulmuş konstrüksiyon ve detayı. Bu detayda ara kayıt ile ana dikme arasındaki geçme detayı da görülüyor.

Bu fotoğrafta bir duvarın yeniden kuruluşu sırasındaki çalışmayı gösteriyor. Önce ölçüler belirleniyor ve ana dikmeler yerleştiriliyor. Daha sonra ana dikmenin üzerine kat yastığı yerleştirilecek fotoğraf çekildiği sırada bunun ayarlamaları yapılıyor.

Döşemeler
Ahşap yapılarda döşemeler sık yerleştirilmiş ahşap kirişlerden oluşur. Bu kirişler ahşap yastıkların üzerine oturur. Kirişlerin altı ahşap tavan kaplaması ile üstü ise ahşap döşeme kaplaması ile tamamlanır. Genelde kaplama yönleri kiriş yönünün dikinedir. Ahşap kirişlerin yönü oda boyutlarına göre, kısa kenara paralel yerleşir. Ancak odada çıkma varsa kirişler çıkmaya doğru yönlenir, böylece kat yastığının üzerinden konsol çalışırlar. Kirişlerin arasında bağlantı kirişleri bulunur. Bunların şekli ve miktarı çok değişkendir.

Bu fotoğrafta çıkmalı baş odanın döşemesi görülüyor. Kirişler denize doğru, çıkma yönünde uzanıyor. Soldaki odada çıkma olmadığı için kirişler bu odanın dik yönünde yerleştirilmiş.

Bu fotoğrafta aynı yastığa oturan iki ayrı odanın kirişleri görülüyor. (üstten bakış)

Döşemeleri restore ederken olabildiğince yerinde koruduk. Bu şekilde tavanları da korumuş olduk. Bu fotoğrafta yerinde tutulan ama yeni kirişlerle desteklenmiş ve tesviye edilmiş bir döşeme görülüyor. Bu çalışmanın asıl amacı özgün döşemeyi sökmeden, yastığa oturan kafalarının bir bölümü çürümüş kirişleri desteklemek. Eski ve yeni elemalar renklerinden ayıredilebilir.


Poyraz duvarı olarak tanımladığım kuzeybatı duvarına bakan döşeme kirişlerini tamamen yenilememiz gerekti. Bu duvara oturan döşeme kirişleri yerinde korunamayacak kadar bozulmuştu. Hatta döşemeleri açınca, bu nedenle bir dönem bu kirişlere ek kirişler çakılmış olduğunu gördük. (Bir tanesini örnek olarak kırmızı ile işaretledim.) Bu fotoğrafta kuzeybatı cephesi solda, yani kiriş başları bu cephedeki konstrüksiyona oturuyor.

Konstrüksiyonda kullanılan dövme çiviler


Özgün dövme çivilerin fotoğrafları

İstinat Duvarı


Konstrüksiyon onarımı yapılırken yapı çevresindeki çalışmalar da devam etti.
Yol kotunun altında kalan ve binayı çevreleyen istinat ve bahçe duvarlarının durumunu görmek, gerekli sağlamlaştırmaları yapmak için sıvaları temizlendi. Sıvaların ve duvarların çoğu binaya betonarme ekin yapıldığı döneme ait görünüyor, malzeme olarak çimento kullanılmış. Niteliksiz duvarlar sağlamlaştırılıp tekrar sıvanırken, diğerlerinden farklı konumlanmış bir duvar bize sürpriz yaptı.

İş başlangıcında, zemin güçlendirme çalışması sırasında statik olarak gerekli görüldüğü için set kotunun altına inerek iksa

çalışması yapılmış duvara önce iskele kuruldu. Duvarın sıvaları söküldükçe altından kemerler, nişler, taş ve tuğla almaşık örgüye sahip bir duvar çıkmaya başladı.İksa seviyesine kadar tüm duvardaki sıva temizlendi,

Temizlenmiş Tarihi Duvar


Henüz sağlamlaştırma ve onarım yapılmamış ancak sadece sıvası temizlenmiş duvarın son durumu. Üst parça daha niteliksiz olmakla beraber bu noktada bir de yola terk etmemiz gereken alan var. Bu duruma çözüm olarak hem duvarı destekleyecek, hem yol kotunda gerekli düzenlemeyi yapacak hem de tarihi duvarı koruyacak bir çözüm bulduk.

Alçı Tavanda Kalıp Alınması

Tavan planından bir bölüm
Yalının tek ahşap olmayan (özgün) tavanı birinci katında bulunan baş odanın tavanıdır. Bağdadi çıtaları üzerine bağdadi sıvalı bu tavan alçı bezemelidir.

Bu tavanı yerinde korumamıza karşın sıvaların yıpranmışlığı ve kat kat boyalar yüzünden bezemelerdeki bazı detayların yitirilmiş olduğunu gördük. Bu nedenle tavan bezemelerinin kalıplarını alındık. Alttaki fotoğraflar kalıp konusunda uzman ustalar tarafından bezemenin silikonla kalıbının alınışını gösteriyor.

Bu fotoğraf da köşe bezemelerdeki detayı göstermektedir. Kalıpla oluşturulmuş, kalın alçı sıvanın üstüne bezemelerin yapılmış olduğu görülüyor.

Ahşap Bina İçindeki Muhdes Betonarme Bölümün Kaldırılması


Konstrüksiyon onarımı ikinci kata ulaştığında muhdes betonarme bölümün yıkımına başlandı. İkinci katta duvar, döşeme ve tavan tamirleri devam ederken yıkımdan önce askılama işlerinin yapılması gerekiyordu. Betonarme ek olarak tanımladığım bölüm planda renkli olarak işaretlenmiş bölüm. Yapıya 1953 yılında yapılan tadilatta bu bölümde ahşap konstrüksiyon yok edilmiş onun yerine betonarme taşıyıcı sistem ve tuğla duvarlardan oluşan bir bölüm eklenmiş.


Önceki yapı sahipleri, büyük olasılıkla ıslak hacimleri betonarme yapım sistemine yerleştirme ihtiyacı duydukları için böyle bir değişikliğe gerek duymuşlar. Bu ek bölümün çevresindeki ahşap duvar ve döşemeler korunmuş ve içine yeni bir blok yapılmış. Bu aşamada, ahşap yapının genelinde onarım ilerlediği ve sağlama alındığı için sıra artık bu ekin kaldırılmasına geldi.

Önce çatı konstrüksiyonu askıya alınarak ağırlığı yapının diğer bölümlerine aktarıldı. Bunun için mertek ve aşıkların altından kirişler geçirilerek bu kirişler uygun taşıyıcılara oturtuldu.

İkinci kattan başlayan yıkım devam ederken çatıyı tutan askı da sürekli desteklendi.

Sonunda betonarme katların sökümü bitti, ve temel kazılmaya başlandı. Ahşap yapının taş temellerini korumuş, betonarme ve çelik yapım sistemleri ile desteklemiştik. Bu bölüme ise temel hafriyatı yapılarak yalıtım ve içine betonarme temel yapılacak.

Çatıyı tutan askı önceleri zemine oturuyordu. Ancak zemin kat sökülüp temel hafriyatı aşamasına gelinince askının konsol çalışması gerekti.  Temel hafriyatı oldukça zorlu geçti. Hem deniz seviyesinde su problemi yaşandı, hem kaya zeminin kırılması gerekti. Boğaziçinde elle kazı yapılması zorunluğu, alanın darlığı vs gibi nedenlerle elle yapılan kazı uzun sürdü. Bu fotoğrafta inşaat ilk başladığında çakılmış mikro kazıkları gösteriyor. Hafriyat sırasında onlar da ortaya çıktı. Kazı sırasında ayrıca birkaç tane daha eski ahşap kazıklar bulundu. Bu kazıklar çift yönde sivri uçluydu. Ahşap kazıkların temellerde bulunan ahşap hatılların-kuşakların hemen altında bir grid oluşturduğunu gözlemledik.


Yeniden Yapım – Rekonstrüksiyon


Muhdes bölümün tamamen kaldırılmasından sonra yeniden yapım aşaması başladı.
Bu bölümün temel çalışması diğer bölümden farklı işlendi, çünkü mevcut korunan yapıda hem özgün taş temeller hem altındaki özgün kazıklar korunmuş, bunlar modern mikro kazıklar ve betonarme pabuçlarla desteklenmiş, çelik kirişlerle de bağlanmıştı.


Ancak yeniden yapılacak bölümde temel iyi bir yalıtımın içine oturtuldu. Yalıtımdan önce grobeton ve devamında koruma perdesi döküldü. Temel yalıtımında uygulanan teknik tüm temeli bir tür havuz içine alma mantığına dayanıyor. Önce bir koruma havuzu ile gelen su durduruluyor, sonra bunun içine yalıtım yapılıyor (2 kat sürme + keçe + bohçalama tip yalıtım PVC membran + koruyucu levhalar) yalıtım tamamlandıktan sonra da içine betonarme temel imalatı yapıldı.
Fotoğrafta grobeton ve koruma perdesi için donatılar döşenmiş durumda…

Koruma perdesi imalatı
Koruma perdesi ve grobeton için çesan demiri döşenmiş, fotoğrafta grobeton dökülüyor. Grobeton suyun içine döküldüğü için suda donan özel bir beton cinsi kullanılıyor. Grobeton hazır olduktan sonra koruma perdesi kalıpları döşendi ve perde betonu döküldü.Bu da suda donan özel bir beton cinsi.

Koruma perdesi – havuzu hazır.

Yalıtım Başladı
Koruma perdesi içine önce iki kat sürme yalıtım uygulandı.

İki kat sürme yalıtımdan sonra keçe serildi. Çakma noktaları yalıtım seviyesinin üstünde kalıyor.

Membran malzeme yine su yalıtımı gerektiren kotun üstünde çakılarak tutturuldu.
Daha sonra tüm birleşme noktaları ısıtılarak birbirine yapıştırıldı.

Temel betonarme imalatı yapılırken yalıtımın zarar görmemesi için koruyucu levha kullanıldı. Koruyucu levhalar sivri kenarların yalıtımı delmemesi için de döşeniyor.

Betonarme temel tamamen yalıtılmış bir havuzun içine imal edilecek. Bu fotoğrafta demir donatılar hazırlanıyor. Daha sonra betonarme kalıplar yerleştirildi ve betonarme temel döküldü.

Rekonstrüksiyon-yeniden yapım
Betonarme temel yapıldıktan sonra, ahşap konstüksiyon imalatı başladı. Bu bölümde binanın diğer bölümleri örnek alınarak yeni ahşap konstrüksiyon yapıldı. Fotoğrafta betonarme döşeme-kiriş üzerine delik açılarak ahşap yastıklar sabitleniyor.

Ahşap yastıklar dübeller ile betonarme tabana sabitlendi.

Yeni konstrüksiyonun kurulumu :

Zemin katın kurulumu tamamlandı:

1. kat kuruluyor:

2. katın kurulumu da tamamlandıktan sonra çatı askıdan alındı :

Çatı imalatı devam ederken cephenin ahşap kaplamasına da başlandı:

Yalıtım üzerine ahşap cephe kaplaması çakılıyor: Ahşap kaplamalar çakılırken tüm cepheler-binanın cevresi dönülerek çakılıyor:

Kaplamalar tamamlandı ve sıra saçaklara geldi:

Dış cephenin genel görünümünden sonra detay örneği olarak çıkma altlarını görebilirsiniz. Sıva sökümünden sona ortaya çıkan çıkma altı çıtaları:

Benzer bir örnek olarak diğer çıkma altının sıva sökümünden sonraki durumu.

Ve imalat tamamlandıktan sonra:

Cephenin ilk ve son halini gösteren bir kaç kare;

Sıva kaldırıldı, taşıyıcı onarıldı, doğrama ve kaplamalar yenilendi. Pencereler yerinde bulunan detaylardan faydalanılarak özgün detaylarına göre ama çift camlı ve yay sistemli olarak üretildi. Pencere ölçüleri aynen korundu, kapatılmış pencereler yeniden yapıldı. Kat silmelerinin üzeri bakır kaplandı.Cephe kaplamalarında thermo-wood kullanıldı, kaplamalar sahaya profili çekilmiş ve emprenye edilmiş olarak geldi. Her yüzüne kendi boyasından astar vurulduktan sonra cepheye montajları yapıldı. Bacalarda suya dayanıklı ve dekoratif bir sıva kullanıldı.

Bu cephede balkon korkuluklarının montajı henüz yapılmadı:

Merdiven İmalatı
Özgün merdiven çok daha önce yapının bu bölümü betonarmeye çevrilirken yok edilmişti. Her basamak önceden hazırlanmış kutular halinde getirilip yerine monte ediliyor. Duvara ve birbirlerine sabitleniyorlar. Ses yalıtımı için her kutunun içi taş yünü ile dolduruluyor. Malzeme olarak su kontrası kullanıldı, ahşap kaplamalar en son yapılacakları için fotoğraflarda halen mevcut durumdaki ham halleri görünüyor.

Bağdadi Sıva İmalatı


Duvarlara özgün formülüne uygun yeni bağdadi sıva yapıldı. Yenilenmiş konstrüksiyon üzerine bağdadi çıtaları çakıldıktan sonra üzerine sıva teli gerildi. Çıtaların arasında tablo ya da duvara herhang birşey asılabilmesi için ayrıca bir taşıyıcı monte edildi.Bağdadi sıvanın içeriği olarak sönmüş kireç, tuğla kırığı, kara kumu, poliplen lif (kıtık olarak) kullanıldı. Aşağıdaki fotoğraflarda sıvanın hazırlanışını görebilirsiniz. Sıvanın malzemeleri eklendikten sonra karıştırıldı ve kaba sıva yapıldı. Rengi içeriğindeki malzemelerden dolayı kızıl-pembe.

Bu tip sıva kullanılmasının öncelikli nedeni özgün olması. Pratikte ise doğal olması, esnek olduğu için çatlama yapmaması.

Kalemişi Tavan Restorasyonu

Kalemişi tavan binanın günümüze ulaşmış özgün parçalarının en önemlilerinden biriydi. İnşaat sırasında da yerinde korundu. Ancak tavan göbeğindeki desen zarar gördü ve köşe profillerinin sökülmesi gerekti.
Tavan restorasyonunda yapılacakları; göbekteki formun yenilenmesi, mevcut desenlerin temizlenmesi ve onarılması olarak sıralayabiliriz.

İlk olarak boyalı alanlarda yüzey temizliği yapıldı. Yüzey temizliğinden sonra çatlaklar dolduruldu.

Orta alandaki bez çıkarılarak yeni tavan bezi gerildi.

Daha sonra köşe profillerinin onarımı yapıldı. Profiller yeniden yerine monte edildi, ve Kalemişi restorasyonu yapıldı.Dolgu yapılan alanlardaki desen eksikleri tamamlandıktan sonra orta göbekteki desen yenilendi.

Son fotoğrafta aynı alanın restorasyon öncesi ve sonrası görünüyor. Burada renkler arasındaki fark fotoğraftan kaynaklanıyor, aslında yerinde bir fark yok.


Kalemişi tavan onarılırken yeni gibi olması değil, sadece onarılarak bir antika gibi geleceğe aktarılması hedeflendi. Bu nedenle yepyeni bir görüntü sağlamak yerine eskiliğini de korumaya çalıştık.

Seda Akçer Öztek
Y. Mimar
Öztek Mimarlık

Ve sonuç:


Seda Akçer Öztek
Y. Mimar

Öztek Mimarlık

İstanbul’un En Eski Evi   Leave a comment

Cephe

Cephe

Bebek’in sırtlarına gizlenmiş, ilk görüşte değeri anlaşılmayan Kavafyan Konağı İstanbul’un günümüze ulaşabilmiş en eski evidir.
Bebek semtinin ilk iskâna açıldığı Lâle Devri’nden yirmi sene sonra inşa edilerek,  Boğaziçi’nin köy içi mimari kültürüne öncülük eden bu konakla ilk olarak Eldem (1954, 97) ilgilenmiş, konağın önemine dikkat çekmiştir:

“Kavafyan Evi, Türk ev mimarisinin korunmuş ve bozulmamış bir örneği olup, tüm nitelikleriyle ayakta durmaktadır. Ev 1751 senesinde inşa edilmiş olduğuna göre İstanbul’da ayakta duran en eski evdir. Bu evin korunması için azami yardımı görmesi lazımdır.”

Cephe

Cephe

I. Mahmud’un saltanatına rastlayan yıllarda inşa edilmiş konağın bir Rum evi olduğunu, ancak daha sonraları Ermeni bir aileye geçerek Kavafyan Konağı olarak anılmaya başlandığını ifade etmektedir.  Sakaoğlu ise konağın Eğinli bir Ermeni tarafından yaptırıldığını belirtmektedir. 1980 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçen konakta, 1998’e kadar, bugün hayatta olmayan, Kavafyan Ailesi’nin beşinci kuşak torunları Samuel ve eşi Beatris Kavafyan kiracı olarak yaşamışlardır.

Sekili Kuzey Eyvanı

Sekili Kuzey Eyvanı

 

Kavafyan Konağı’nda, mekân kurgusu, kırmızı aşı boyalı ahşap cephesi, her iki yönde pencereli, aydınlık sekili eyvanları, yüklükleri ve nişleri ile yüzyılların birikiminden beslenen gelenekten vazgeçilmemiştir. Setler halinde yükselen bahçesiyle de Osmanlı bahçe mimarisinin küçük bir örneğini teşkil eder. Bu setleri birbirine bağlamak için istinad duvarına dayandırılmış dik merdivenler kullanılmıştır. Konağın setli bahçeleri bakımsızlıktan yoğun bitki örtüsüyle kaplanmış ve oldukça harap bir durumdadır.

Vaziyet planı, bu setli bahçelerde yer alan haremlik, selâmlık, hamam, mutfak, arabalık, ahır, avlu- taşlık, mağralı sebil, çeşmeler ve su kuyusundan oluşan bir bütündür.
Ancak bugün geriye sadece harem dairesi kalmıştır.

Alt  Kat

Alt Kat

Orta Kat

Orta Kat

Üst Kat

Üst Kat

Konak, her iki katta da merkezî birer sofa etrafında dört yönde Gelişen mekân kurgusuyla geleneksel Türk konut mimarisinin tüm özelliklerini taşır. Sofaların kuzey-güney ekseninde sekili eyvanlar, doğu-batı eksenindeki eyvanların yerini ise merdiven ve odalar alır.

Sofa

Sofa

 

Tepe Pencereleri

Tepe Pencereleri

 

Odalar arası iletişimi sağlayan bu sofalar aynı zamanda divanhâne (kabul mekânı)işlevini de görmektedir. Sofaların kuzey-güney ekseninde yerleştirilmiş eyvanlar bol pencerelidir ve güneydeki bahçeye, kuzeydeki ise Boğaz’a bakmaktadır. Kuzeydeki sekili eyvanda(güneyde ki daha sonra kapatılmıştır), pencereler boyunca üç yönde sedirler yer alır.

Kavafyan Konağı’nın en önemli iç mimari özelliklerinden biri de döneminin en erken örneği olan manzara betimlemeli duvar resimleridir.

 

Manzaralı Oda Yüklük

Manzaralı Oda Yüklük

 

Nişte Bulunan Bahçe Betimlemesi

Nişte Bulunan Bahçe Betimlemesi

 

Tavan Profilinde Manzara Resimleri

Tavan Profilinde Manzara Resimleri

 

Kubbeden Detay

Kubbeden Detay

 

Kubbede Bulunan Resim

Kubbede Bulunan Resim

 

Seda Akçer Öztek
Y. Mimar

Öztek Mimarlık

 

Ayrıntılı bilgi için:
Boğaziçi’nde 18. Yüzyıldan kalma bir  İstanbul evinin durumu hakkında sanat tarihi bağlamında yeni değerlendirmeler.

http://jfa.arch.metu.edu.tr/archive/0258-5316/2014/cilt31/sayi_1/97-117.pdf

Kaynaklar:

http://www.bebeklilerdernegi.org/files/Bebek%20Gazete%20S2low3_1.pdf

http://www.envanter.gov.tr/anit/index/galeri/43694?page=3

Öztek Mimarlık Taşındı   Leave a comment

Öztek Mimarlık taşındı.

Yeni adresimiz: Osmanağa mah. Serasker cad. Dilber Pasajı no:104 d:4 Kadıköy.

Bekleriz…

Image

Dikkat Gemi Çarpabilir   Leave a comment

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarı

Yalı denince akla Boğaz gelir.

Bugün benim aklıma bir de gemi kazaları geldi.Düşündüm de tarihini araştırdığım yalıların çoğunda bir gemi çarpma hikayesi var. Boğaz sadece çarpma değil tarihte birçok diğer gemi kazasına da sahne olmuş ve olmaya da devam ediyor.

Başka Bir Bakış Açısı

Başka Bir Bakış Açısı

Nedenini merak ettim: “Çeşitli burunlarda değişik akıntılara sahne olan İstanbul Boğazı gemi geçişi, sis,lodos,gibi hava şartlarında daha fazla riziko taşırken Boğazda geminin gemiyi geçmesi,balıkçıların su yolunda ağ atmaları, kanalda balık tutmak,deniz sporları yapmak,yelken açmak bile yasak.Ne var ki seyir trafiği ilgilileri ile konuşan gemi kaptanları “yukardan gelen var mı “? Sorusuna “yok” cevabı alınca, gemiler uygun durumda birbirlerini geçiyorlar. Bunlardan birisi de geçmiş yıllarda Beylerbeyi açıklarında yaşanmış iki büyük gemi Boğaz köprüsü altında tehlike anlamına gelen beş kesik düdük çalarak birbirlerini geçmişlerdi. Alınan tüm önlemler ve yasaklara rağmen,yaşanan olaylar, yalılara çarpan veya yanan gemiler sonucun acımasızlığını gözler önüne seriyor.

“Sorumu Fatih Köprüsünün tam altından geçerken soruverdim.”-Kaptan , şimdi şu anda ,bu hızla ,bu cins yükle,bu boy bir gemi ile aniden durmaya karar versen, tüm olanakları kullansan ,tüm gücünle tornistan falan yapsan,nerede durursun?”…Dedim….Kaptan köşkünde derin bir sessizlik oldu, bana ikram edilen yüksük kadar küçük Simirnof votka kadehinden bir yudum aldım, daha sonra da bu sürede bazı hesaplar yapmış olan kaptandan cevap geldi. “Diğer Boğaz köprüsü altında bile duramam! Kamyon değil ki bu frene basınca durasın ! Demişti!”

Evet gemiler duramıyor. Bir de Boğaz dümdüz değil, kıvrımları geçerken gemiler önce üstünüze üstünüze gelir, son anda dönüverirler. Rumelihisarı’ndaki bu noktada, endişeli gözlerle gemi ne zaman dönebilecek diye beklerken yalının eski sahibi anlatmıştı; eskiden bazen vapur kaptanları kıyıya yanaşıp selam verirlermiş. Evin sahibi hanım da ekmek küreği ile onlara kahve ikram edermiş.

Gemi kullanmak araba kullanmak gibi değil, suyun kendine göre kuralları var. Kabul ediyorum, Boğaz’dan geçmek bir gemi için zor bir iş. Bir kıyıda oturup bazen karşıyı görmemi engelleyen büyüklükteki gemilerin geçişine bakarken düşünmüşümdür, tehlike dışında bir de özgürlük var. Eskiden Boğaz’ı yüzerek geçme öykülerini herkes dinlemiştir. Bugün değil yüzücünün küçük bir teknenin geçişi bile tehlikeli. Ben bu yüzden tarfiğin yasak olduğu sisli günleri seviyorum.

Keşke ayda bir gün Boğaz sadece İstanbul’da yaşayanların olsa.

Seda Akçer Öztek

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarı

 

Oya Başar'ın Yalısı

Oya Başar’ın Yalısı

 

Çarptı

Çarptı

 

 

2013 Yazı Vaniköy

2013 Yazı Vaniköy

 

Gazete Haberi

Gazete Haberi

 

gazete haberi

gazete haberi

 

Akıntı Burnu

Akıntı Burnu

Kaynaklar:

http://www.ntvmsnbc.com/id/24970796/

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=32270&start=10

http://www.sihirlitur.com/haber/gemi/#

100 Yıldır Çalışan Kilit- İnce Detaylar   Leave a comment

oztekmimarlik2

Tarihi yapılarda kullanımı konforlu hale getirmek için geliştirilmiş bir çok ince detay vardır. Dönemin teknolojisi yapılan sistemlerin sade, çözümlerin uzun ömürlü ve kullanışlı olduğunu görüyoruz. Pencere ve kapılarda kullanılan aksesuvarlarda bu konuda çok örnek var.

Giyotin pencerelerde, özellikle nitelikli sivil mimarlık örneklerinde (konak, yalı gibi) kapsamlı çözümlere rastlanabiliyor.

1Unknown

Giyotin pencerenin elemanları:
1.    Hareketli alt kanat
2.    Sabit üst kanat
3.    İç pervaz
4.    İç denizlik
5.    Dış pervaz
6.    Dış denizlik
7.    Aksesuvarlar (pencere tutamaçları, kelebekler, kilitler, ağırlıklar vs)
8.    Çıtalar

oztekmimarlik3

Pencere açıldığında yani üst doğrama yukarı kaldırıldığında sabitlemek için kelebekler kullanılır. Üst doğrama kaldırıldıktan sonra kelebek açılır ve böylece doğrama aşağı inmez.

oztekmimarlik4

Bir konakta “otomatik” sabitleme sistemine rastlamıştık. Mekanizma alttan kasa yüzeyinde üstten çıkıntılı olarak kullanılıyor. Çıkıntı bölümün arkasında yay olduğu için doğrama itilirken geri kaçıyor, serbest kalınca öne çıkarak doğramayı sabitliyor. Doğramayı indirmek istediğinizde parçayı iterek inmesine izin veriliyor.

oztekmimarlik6

oztekmimarlik5

Bu parça yaklaşık olarak 100 yıl kullanıldıktan sonra hala sağlam ve çalışır vaziyette bizim ofiste rafında duruyor.

Seda Akçer Öztek
Y. Mimar

 

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 989 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: